E- Öğrenme

Uzaktan eğitim 18. yy sonlarında posta ile başlamış, daha sonra telsiz, telefon, radyo ve televizyon ile devam ederek günümüzde bilgisayarların kullanımına kadar gelinmiştir. Son yıllarda telefon hatlarının, kişisel bilgisayarların, video araçlarının, CD-ROM'ların ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla uzaktan eğitim etkileşimli, dinamik ve oldukça canlı bir boyut kazanmıştır. İçinde bulunduğumuz yüzyılda internet'in ve web tabanlı ortamın gücünden yararlanılarak, sınıf içi eğitim ile uzaktan eğitimin tüm avantajlarını biraraya getiren ve beraberinde bir çok avantajı da sunan "e-öğrenme" (e-learning) ortaya çıkmıştır.

  •  
    1. Kamu kurum ve kuruluşları 
      - Kurumsal hizmetiçi eğitim gereksinimi 
      - Avrupa Birliği müktesabatına uyum çalışmaları 
    2. Özel kurum ve kuruluşlar 
      - Müşteri ilişkileri eğitimleri 
      - Satış-pazarlama eğitimleri 
      - Kişisel gelişim eğitimleri 
    3. Resmi ve özel okullar 
      - Hizmetiçi öğretmen eğitimi 
      - Öğrenci uzaktan eğitim desteği, rehberlik ve mesleki gelişim 
      - Okul-aile işbirliği ve aile gelişim eğitimleri 
    4. Sivil toplum kuruluşları 
      - Organizasyonel gelişim eğitimleri 
      - Proje geliştirme ve yönetim eğitimleri 
      - Misyon merkezli programlara yönelik eğitimler 
    5. Kendini iş dünyasının rekabet ortamına hazırlayan işliler ve işsizler 
      - IT (bilişim) eğitimleri 
      - Mesleki iyileşme ve güncelleme eğitimleri 
      - Kişisel gelişim eğitimleri
  • E-öğrenme, internet üzerinden yayımlanan, sesli, görüntülü ve etkileşimli, eğitim ve öğretim aktivitelerine verilen genel bir isimdir.

    E-öğrenme kavramının temelde iki ana alt başlığı bulunmaktadır:

    1. Senkron
    2. Asenkron 

         
    Senkron e-öğrenme, öğrenme ve öğretme aktivitelerinin; öğrenci ve eğitmenler fiziksel olarak farklı mekanlardayken, eş zamanlı olarak gerçekleşmesini ifade eder. Sesli-görüntülü konferanslar ve online sanal sınıflar, senkron e-öğrenme ortamlarına örnek olarak verilebilir. Eğitmenler öğrencilerle bir ortamda buluşur ve eğitim aktivitesi eş zamanlı olarak gerçekleştirilir. Bu tür ortamların en önemli avantajı, "öğrencilerle öğrenciler" ya da "eğiticilerle öğrenciler" arasındaki etkileşimi sağlayabilecek araçların kullanımına uygun olmaları nedeniyle, geleneksel sınıf eğitimlerinin vazgeçilemez tartışma havasını eğitim ortamına aktarabilmeleridir.

    Asenkron e-öğrenme, öğrenme ve öğretme aktivitelerinin; öğrenci ve eğitmenler fiziksel olarak farklı mekanlardayken, farklı zamanlarda gerçekleşmesini ifade eder. Asenkron, kişinin kendi kendine yaptığı öğrenme faaliyetlerini kapsar. Kendi kendine çalışma ile, asenkron eğitim materyallerinin yeterli olduğu ve kişilerde yüksek bir öğrenme motivasyonunun bulunduğu durumlarda, konunun öğrenilmesinde %80'e varan bir başarı sağlanabilir. Internet ya da CDROM üzerinden kendi başına öğrenme, stoklanmış sesli-görüntülü web sunumları, e-mail ve forumlar, bu öğrenme şeklinde kullanılan ortamlardır. Anlaşılacağı üzere, asenkron öğrenmede eğitici, eğitim materyallerini, öğrenme aktivitesi gerçekleşmeden önce hazırlamış ve stoklamış olmalıdır. Öğrenci de stoklanmış eğitim materyallerine ne zaman ve nereden ulaşacağına kendisi karar vermektedir.

    E-ÖĞRENME KİMLER İÇİNDİR?

    E-öğrenme uygulamalarından yararlanması olası bir çok kişi ve kurum vardır. Bunlardan ilk akla gelenler şöyle sıralanabilir:


    NEDEN E-ÖĞRENME?


    Sınıf içi eğitimlerle kıyaslandığında e-öğrenme'nin katılımcılara sağladığı bir çok fayda bulunmaktadır:

      - Öncelikle e-öğrenme süreci boyunca katılımcı eğitim almak istediği zamana kendisi karar verir ve öğrenme hızından öğrenilecek konunun yoğunluğuna kadar tüm insiyatifler katılımcının elindedir. Öğrenme sürecinde yaşanan bir problem olduğunda katılımcı her zaman erişim hakkına sahiptir. Bunun yanı sıra eğitime katılmak için seyahat, barınma gibi masraflar ödemesi gerekmez.

    - Sınıf içi eğitim ile e-öğrenme kıyaslandığında klasik öğrenme son derece maliyetlidir. Kurumların klasik eğitim için gerekli ortamı yaratması, kaynak sağlaması hatta çalışanları eğitimin yapılacağı yere ulaştırması gibi bir çok alanda harcama yapması gereklidir. E-öğrenmede ise maliyet ve sonuçlar her bir katılımcının üzerinden ölçülebilir. Bundan daha önemlisi çalışanın daha az zamanını alarak para açısından büyük avantaj sağlar. 

    - Kasik bir öğrenmenin sağladığı gibi e-öğrenme, öğretilenlerin ölçülmesini sağlar. 

    - E-öğrenme ile isteyen herkese öğrenim şansı verilebilir. Fırsat eşitliği sorunu bu sayede bir ölçüde iyileştirilebilir.

    - Klasik dershane ortamının öğrenciye getirebileceği psikolojik baskılar e-öğrenme ile büyük ölçüde yok edilebilmektedir.

    - Sağlanan teknolojik imkanlar sayesinde zengin işitsel ve görsel tasarımlar eğitimi çekici hale getirir, öğrenmeyi artırır ve öğrenciler öğrenme sürecinde daha fazla aktif hale gelir.

    Sağladığı faydalardan dolayı e-öğrenme tüm dünyada eğitim alanında tek ve rakipsiz bir çözüm olarak sunulmaktadır. Örneğin ABD'nin ve Avrupa'nın en iyi üniversitelerinin %80'ine yakınının iki yıl içerisinde e-öğrenmeye dayalı akademik programlar oluşturması beklenmektedir. Sadece geçtiğimiz yıl içinde dünya üzerinde 70 milyondan fazla insan internet üzerinden eğitim aldılar. Bu da e-öğrenmenin ne kadar yaygınlaştığının ve benimsendiğinin bir göstergesidir. Bu bilgiler ışığında, Türkiye'de de şirketlerin, kurumların ve üniversitelerin e-öğrenmenin ne olduğunun daha fazla farkına varması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bilginin her geçen gün arttığı ve bu birikimden en kısa sürede, en fazla yararlanmanın gerekliliği gözönüne alınırsa, e-öğrenmenin yakın gelecekte eğitim birimlerinin vazgeçilmezi olacağı açıktır. 

Bu içerik 12.02.2013 tarihinde yayınlandı ve toplam 3070 kez okundu.